11 Kasım 2006

Her Şey Uçsun


Bazen bir zaman/mekân düşlüyorum. Müziğin kitlelere dinletilmek ya da albüm satmak/konser vermek için yapılmadığı, öykülerin yazıya dökülmediği, her şeyin o an için yaşandığı ve o andan sonra uçup gittiği, hiçbir şeyin kaydedilemediği bir yer. Teknoloji diye bir şeyin olmadığı, belki tamamen pastoral bir mekân.

Bunları söyleyince hemen aklıma The Beatles'ın Mother Nature's Son'ı ve Mazhar Fuat Özkan'ın Sanatçının Öyküsü'sü (ekleri sorunlu Türkçem) geldi. Bilmiyorum anlatmak istediğim o tip bir şey miydi? Aslında tam da değil. Zihnimdeki bu imgeyle ilgili o huzur hissini sözcüklere dökemiyorum pek.

Yanındaki insana/insanlara bütün gün şarkılar çal, söyle; o/onlar çalsın söylesin. Öyküler anlatılsın. Ama bunların tümü muhteşem şeyler olsun, muhteşem şeyler olmasına karşın hepsi yok olup gitsin, uçsun. Çünkü o muhteşemliğin ucu bucağı olmasın, her zaman o güzellikteki şeyler ortaya çıkacak olsun. Konfor olmasın, yalnızca huzur ve sakinlik olsun.

Bu tip bir yaşamın eski dönemlerde yaşandığını söyleyecek olanlar çıkabilir. Hayır ama, bu bir ütopya; ne geçmişte oldu, ne de gelecekte olacak. Aslında bu, insanların teknoloji ya da bilimle ilgili her şeyin farkında olduğu ve işte tam da bu farkındalık yüzünden bütün bunları kenara attığı bir zaman ve mekâna dair bir ütopya.

Bu ütopya kimilerine son derece distopik ve sıkıcı gelecektir, farkındayım. Zaten ben böyle bir ütopyayı yaşarsam hiç mi sıkılmayacağım, "kuşlar, böcekler, lay lay" diyerek her daim huzurlu mu olacağım? Yok böyle bir şey tabii ki. Yine de zaman zaman ihtiyaç duyulabiliyor buna yakın şeylere. Son zamanlarda bu tip bir dönem yaşıyorum, hepsi bu sanırım.

Bugün de bir korudan geçtim zaten, kulağımda güzel ve sakin bir müzikle, çimlere uzanasım geldi; ama işim vardı, şehre inmek durumundaydım, girdim hengâmeye yeniden. O hengâme de güzel.

3 yorum:

Adsız dedi ki...

her şarkı dünyanın en güzel şarkısı olacak. bana uyar.

Tolga? dedi ki...

Ben dünden razıyım, (yitik şarkıların peşinden).

Tolga? dedi ki...

Ah, "ben dünden razıyım" değil "ben çoktan razıyım" olacaktı. Bir gönderme yapalım dedik, onun da içine ettik.

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...